|
|
 |
 |
Okunma |
|
37 |


Taraf Gazetesinin kahin yazarı Emre Usludan yeni bir iddia daha.. Kastamonuda saldırı olacağını, Artvin Emniyet Müdürü ve Jandarma komutanlarının görevden alınacağı önceden bilen Emre Uslu, "12 Haziran seçimlerinde AKP tek başına iktidara gelirse Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner istifa edecek." dedi.
Emre Uslunun köşesinde yer alan bu iddianın ayrıntıları...
KOŞANERDEN TİTİZ OLUN UYARISI
Geçen hafta içinde Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşanerin, Harp Akademileri Komutanı Org. Bilgin Balanlı ile birlikte sekiz subayın ifadeye çağrılmasına ilişkin Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) görev yapan orgeneral ve oramirallerin görüşlerini aldığı basına yansımıştı. İddiaya göre Koşaner, "Aksi ispat edilene kadar herkes masumdur. Sürecin hassasiyeti ortada. Titiz olun" uyarısında bulunmuş.
KRİTİK BİR DURUM VAR ANKARADA
Ankarada Orlar toplanınca huylanırım ben. Yine öyle yaptım. Bana 20 Şubat 2010da (sondan bir önceki hamle) toplanan orgenerallerin çektiği istifa restini haber veren dostum ile konuştum. "Orlar toplanmış, yine istifa resti mi çekecekler" diye sordum. Haber birkaç gün önce geldi: "Evet, kritik bir durum var Ankarada."
KOŞANER İSTİFA DÜŞÜNÜYOR
Dostumun anlattığına göre durum şu: "Genelkurmay Başkanı Işık Koşaner tam bir karartma ve manüplasyon ablukası altında. İstifa et baskısı had safhaya gelmiş durumda ve Koşanerin istifa etmeyi düşündüğü ciddi ciddi bir ihtimal olarak değerlendiriliyor."
Dostum olayın arka planını da anlattı. Normalde Koşaner yakın çevresine göre dikkatli bir legalist. Ben de aynı görüşteyim. Bu görüşümü 1 Temmuz 2010 tarihli Todays Zamandaki köşemde Koşaner analizi yazıp ifade etmiştim. Ancak şimdilerde Koşaner için durum biraz farklılaşmış gibi görünüyor.
BAŞBUĞ ETKİSİ
Anlatılana göre İlker Başbuğ dönemindeki son YAŞ toplantısında alınan kararların etkisi şimdilerde görülmeye başlamış. Başbuğ kendisinden sonrasını garantiye almak için, özellikle İrtica İle Mücadele Eylem Planında beraber hareket ettikleri iddia edilen Hasan Iğsızı Kara Kuvvetleri Komutanı yapmak istemişti. Ancak hükümet direnince Başbuğ Iğsızı atayamamıştı.
ATİLLA IŞIK İSTİFA ETTİRİLDİ
Koşanerin Genelkurmay Başkanlığı dönemi için Başbuğun Aslan Güner ile birlikte hareket edip bir B Planı yaptığı iddia ediliyor. Buna göre Koşanerin Genelkurmay Başkanlığı kontrol altında tutulmalıydı. Bu nedenle de Koşanerin en yakın arkadaşı, demokrat kişiliğiyle bilinen Atilla Işık istifa ettirilmeliydi. Işıkın Karargâhta yapılan birtakım siyasi müdahaleler konusunda Başbuğ ve ekibinin tersi bir tutum aldığı biliniyordu. Hatta başlatılacak hukuki sürece yardımcı olabileceğinden çekiniliyordu. Bu nedenlerle o dönem "karargâh medyası" devreye sokuldu ve Atilla Işık hükümet yanlısı birisi olarak lanse edildi. Böylece hem Koşaner hem de Işık baskı altına alınmış oldu. Koşaner en yakın arkadaşına sahip çıkmaktan, kurum içi dengeler nedeniyle vazgeçmek durumunda bırakıldı. Başbuğun dümen suyuna girerek, "Atilla Paşanın kamuoyunda hükümet yanlısı bir komutan görüntüsü çizdiğini, bundan dolayı da Kara Kuvvetleri Komutanlığı yapmak istemeyeceğini" ilgili makamlara söyledi. Böylece Atilla Işık da istifa ettirildi.
KOŞANER MARKAJA ALINACAK
Planın ikinci aşamasında Necdet Özel Kara Kuvvetleri Komutanı, Aslan Güner ise Jandarma Genel Komutanı yapılarak Aslan Günerin Genelkurmay Başkanı olmasının önü açılmış olacaktı. Buna da hükümet direndi. Bu durumda planın üçüncü aşması kritikti: Işık Koşaner yakın markaja alınacaktı. İlker Başbuğ, 2. Başkanlığa en güvendiği adamı koyarak Işık Paşayı tam markaja almış oldu.
Dostuma göre şimdilerde Ankarada konuşulan "Işık Koşaner seçimden sonra istifa edecek" senaryosunun arkaplanında böylesine ince dokunmuş bir plan çalışması var. Dostumun değerlendirmesine göre, Işık Koşanere yürüyen hukuki süreçleri sahiplenme hususunda hiçbir zaman güvenmeyen İlker Başbuğ, Koşaneri her yönüyle yakın markaja aldı.
KOŞANER RESEPSİYONA KATILMADI ÇÜNKÜ..
Örneğin Koşanere 30 Ağustos Resepsiyonunda Cumhurbaşkanının eşli davetine katılmaması hususunda telkinler yapıldı. Telkinleri yapan Başbuğun Koşanerin çevresine yerleştirdiği ekipti. Hatta bu telkinler Hurşit Tolonun oğlunun düğününde, bir kısım Fenerbahçe Orduevi sakinleri tarafından da yapıldı ve amaca ulaşıldı. Sonuç da Koşaner Fenerbahçe Orduevi sakinleri tarafından ve kendi karargâhı tarafından resepsiyona katılmaması gerektiği telkinleriyle bu resepsiyona katılmadı.
KOŞANER PSİKOLOJİK BASKI ALTINDA
Böylece Koşaner ile hükümet yavaş yavaş karşı karşıya getirilmeye başlandı. TSK personeli ile ilgili yeni yargı süreçleri Koşanerin üzerindeki baskıyı iyice arttırdı. Kurum içinde İlker Başbuğun tutuklamaların önüne geçtiği fakat Işık Koşanerin bu işi yapamadığı gibi bir algı oluşturularak Koşaner psikolojik baskı altına alınmaya çalışıldı.
AKP TEK BAŞINA İKTİDAR OLURSA İSTİFA EDECEK
Bu süreç sonunda Işık Koşanerin bir istifa kararı aşamasında olduğu iddia ediliyor. Hatta bazı çevreler Koşanerin istifa kararını çoktan verdiğini, sadece uygun zamanı kolladığını söylüyor. Uygun zamanın seçim sonrası olduğu, uygun şartların da seçim sonuçlarına göre değişeceği söyleniyor. Eğer AKP tek başına iktidar olursa Koşaner seçim sonrasında istifa edip hem AKPyi zor duruma düşürmeyi hem de seçim sonrası başlayacak olan Anayasa değişikliği çalışmalarına balta vurmayı düşünüyor değerlendirmesi yapılıyor. Çünkü TSKnın yeni anayasa içinde şu anki konumunu koruyamayacağı, bunun sorumlusunun da Koşanerin olacağı Karargâh çevrelerinde fısıldanıyor. Kuşkusuz bu fısıltı da Koşaneri baskı altında tutma stratejisisin bir parçası. Koşaner ise kendi başkanlığı döneminde TSKnın konum kaybetmesini istemiyor.
TEPKİ İSTİFASI DA OLABİLİR
Ayrıca Koşanerin Genelkurmay Elektronik Sistemler (GES) Komutanlığının MİTe devri ile ilgili süreçten de oldukça rahatsız olduğu, buna bir tepki olarak da istifasını vereceği konuşuluyor. Hatta Hakkârideki şehit yedi subayın telsiz kayıtlarının "sehven silinmesinin" de GESin MİTe devrine tepki olarak yapılmış bir hareket olabileceği konuşuluyor.
EĞER KOALİSYON OLURSA..
Diğer taraftan Koşanerin seçimden çıkabilecek bir koalisyonu dört gözle beklediği, kurulacak bir koalisyonda ise kesinlikle istifa etmeyi düşünmediği ifade ediliyor. İlginçtir ama Koşanerin hangi veriye dayanarak böylesi bir beklentiye girdiği de merak konusu. Koşanerin böylesi bir beklentiye girmesini mümkün kılacak bir son dakika operasyonu beklentisi de oluşmuş durumda. Karargâh çevrelerinin koalisyon umudundaki ana motivasyon, bugüne kadar TSKnın zayıf koalisyon hükümetlerinde istediği gibi hareket etmiş olması ve süreçleri istediği gibi yönlendirmeyi başarması. Eğer koalisyon hükümeti kurulur ise yargı süreçlerine müdahale edilip personelin hepsi kurtarılmış olacak.
Bu görüşü dile getiren çevreler ki oldukça önemsenmesi gereken ve Koşanere yakın çevreler bunlar Koşanerin istifa kararını verdiğini ve şu anda sadece seçim sonuçlarını beklediğini belirtiyor. Seçim sonucunda eğer AKP tek başına gelirse Koşaner istifasını verecek. AKPye seçimi kazanma sevinci yaşatmayacak. Eğer koalisyon gelirse Işık Paşayı iki yıl daha TSKnın tepesinde görmeye devam edeceğiz.
|